Sınır dışı edilmeyi durdurun! Irkçı ve antisiganizm (Roman düşmanlığı) normal durumu aşalım!
Siyasilerin iddialarının aksine Almanya ve diğer avrupa ülkeleri hiçte demokrasinin ve insan hakları sığınağı değil.
Almanya insanlari, insan hakları ihlalinin yaşandığı, açlığın, sefaletin, şiddetin, siyasi ve ırkçı takibin bulundugu, işkence ve idam cezasının halen olduğu ülkelere sınır dışı ediyor. Örnekmi?
- Almanya son yıllarda binlerce Romanı Kosova’ya sınır dışı etti. Orada bu insanlar dışlandıkları gibi, çoğunlukla gecekondu semtlerinde tıpi bakımdan uzak kaderlerine terk ediliyorlar. Romanların yerleşim yerleri çoğu zaman çöplüklerin üstünde ve ya kimyasal akıntılarla zehirlenmiş toprakların üstün kurulmuşlardır ve insanlar yerleşim yerlerinde dışarı korkusuzca çıkamıyorlar. Birinci: almanyanın nasyonal sosyalizm geçmişi: Almanya nazi döneminde yaklaşık 500.000 Romanı sistematik olarak ölüm kamplarında öldürmüştür. İkincisi: Balkan savaşlarında NATO devletlerinin pekte onurlu olmuyan rolü; Kosova savaşında sağcı, otoriter UÇK’yı egemen kılan yine NATO müttefikleriydi. Bunun sonucuda Kosova’da yaşayan Romanların yaşam şartları hızlı bir şekil de kötüleşti. Hemen ardından yeni Kosova hükümeti, Almanya’nın baskısıyla Almanya’daki Kosova asılı mültecileri (Romanlar) kabul edeceğine dair bir antlaşmaya imza attı.
- Yine buna benzer bir antlaşmada Süriye ile yapılmıştır. Federal hükümet resmi ağızdan Süriye devletinin halkına uyguladığı şiddeti kınasada, sadece 2011 yıllında 160 kişinin Süriye’ye gönderme kararı çıktı ve bunlardan en az 10’u sınır dışı edildi.
- 1997’den beri Alman makamları 3.043 İranlı mülteciyi sınır dışı etti. 19’u ise „emniyetli üçüncü ülker“e gönderildi. Bilindiği gibi çoğu sefer İran’a sınır dışı edilenler ya taşlanarak yada başka yöntemlerle infaz edildiler.
Bu da gösteriyorki geri göndermeler nitelikleriyle çelişkili durumdadır. Oysa Avrupa Birliğinin anayasasının 19. maddesinde insanlık dışı muameleye ya da aşağılamaya mahruz kalabilecek hiç bir insanın sınır dışı edilemeyeceğini açık bir şekilde belirtiyor.
Düsseldorf’ta buna karşı yürümek istememiz tesadüf değildir. Frankfurt hava limanı’ndan sonra Düsseldorf hava limanı Almanya’da en çok sınır dışı edilen insanın gönderildiği yerdir. Romanlar buradan sürekli Sırbistan’a ya da Kosova’ya gönderiliyorlar.
Fakat sınır dışı edilmeler göçmenlerin uğradığı hakksızlıklardan sadece biri. Zira göçmenlerin sadece bir bölümü „güvenli liman“ Avrupa’ya ayak basabiliyor.
Çoğu, Avrupa Birliğinin sınırlarından durduruluyor. Hatta Birlik bu insanlık dışı uygulama için Frontex adında bir sınır koruma ajentası bile kurmuştur.
1980lerden bu yana dikkatli tahminlere göre 7.000 den fazla mülteci Avrupa sınırlarında ölmüştür. Bu karanlık sayı muhtemelen daha da yüksektir. Bazı tahminler 14.000 insandan bahsediyor. Bunların çoğu Afrika’dan Avrupa’ya geçmek isterken boğularak ölmüşlerdir.
Avrupa Sınır Güvenli’ki sürekli göçmen sandal’larını şiddet tehditiyle açık deniz’e geri gönderiyor. Kısacası bu ölümler trajik kazalardan çok sistematik olarak işlendiği açıktır.
Malesef bu insanlık dışı uygulamalara Almanya’nın sınır dışı etme ve sınır güvenliği praktiklerini gerçekleştiren bir kaç iş asistanının eseriymiş gibi bakmak mümkün değildir.
Hiçte küçümsenemiyecek „sıradan, normal Alman“ların bir bölümü bu politikayı onaylıyor. Özelikle Romanlara karşı ırkçı önyargılar hala çok yaygınlar.
Bir araştırma’da %40′ şu ifadeyi tamamiyle onaylıyor: „Romanların benim olduğum ortamda bulunmalarından rahatsızlık duyardım“.
Irkçılık özelikle Romanlara karşı önyargılar iş ve randıman baskısıyla bağlantılılardır.
Ya göçmenlerin çalışmak istemedikleri, ya da Almanların işlerini kaptıklarını iddia edilir.
Bununla insanlara toptan belirli özelikler yapıştırıldığı gibi, bu özeliklerin onların tabiatında geldiğini ve gen’leriyle bağlantılı olduğu iddia ediliyor. Buda onların Alman ekonomisinin çıkarlarının dışına çıkan farklı olabilme imkanları olmadığının onayıdır.
Bizim taleplerimiz:
- Bütün mülteciler için tıpi ve diğer bütün bakımlar
- Göçmenlerin barınakların yeri normal evlere alınması
- Sınır dışı etme ve sınır güvenliği ajentasi Frontex’in feshedilmesi
- Bütün sınır dışı edilmelerin hemen durdurulması
- Avrupa sınırlarının hemen açılması. Her insanın özgürce hareket etme hakkı vardır.
- Alman halkının ırkçılıklar yüzleşmesi
Yürüyüş :
14. Nisan 2012 , saat 15 de
Berta-von-Suttner-Platz ( hauptbahnhofen arka tarfinda )
Düsseldorf
